Five Elements

Five Elements

Bali’de gezilecek görülecek, deneyimlenecek çok şey var belki ama Bali’nin iyileştiren çok farklı bir yüzü daha var. Soğuk bir İstanbul gecesini geride bırakarak sıcacık bir adaya ayak basmanın ve etrafımdaki Balilerin gerek sıra beklerken, gerek birşey alırken kocaman ve sıcacık bir gülümsemeyle kucaklamaları bile yeterken burada çok farklı deneyimler yaşama şansına eriştim. Daha önce duymuş olduğumuz ünlü bir healer yani iyileştirici olan Cokorda Rai ile yollarımız kesişti. Kendisi 80’li yaşlarda Lontar isimli Sanskritçe ve bu tür eski öğretilere dayanan kitaplar sayesinde kendini yetiştirmiş. Ünü Bali’yi aşmış ve kendisi hakkında bir çok yabancı makaleye rastlamanız olası. Otelimizden yaklaşık 2 saatlik yolculuğun sonunda Cokorda’nın bulunduğu yere ulaşıyoruz. Büyükçe sayılacak bir bahçede hasırdan yapılmış açık bir verandada hastalarını kabul ediyordu. Siz de hemen yanında bulunan halıya bağdaş kurarak sıranızı bekliyorsunuz. Hasta mahremiyeti yok sıraya giren herkes kendinden bir öncekini izliyor fakat gizli şeyleri fısıldıyor. İnanılmaz komik ve pozitif bir adam. Bizden önce muayene ettiği Fransızlara söylediği şikayetleri Fransızlar doğruladı bazılarına içerde ilaç yapıp verdi. Ayağın altındaki ve belirli noktalara bastırarak acıyan noktaya göre teşhis ediyor. Sıra bana geldiğinde bana gülümsedi ve senin hiç bir şeyin yok mutlusun ve sağlıklısın neden geldin buraya dedi. Bende deneyim yaşamak için geldim dedim. Ayaklarımın altındaki noktalara bastırarak muayene etti ve bir nokta inanılmaz acıdı. Söylediği şey gerçekten doğruydu hatta dönünce o konu hakkında doktora uğramayı düşünüyordum. Asıl ilginç olanı ellerini açarak yaptığı bir hareketti, sanırım o sırada enerji veriyordu. Tüm bunlar 10 dakika sürmedi fakat sonradan fark ettiğim birşeyler oldu. Sanki daha hafiftim ve yüzümdeki o endişe hali gitmiş tebessüm gelmişti. Size anlatamayacağım ancak yaşanabilecek bir etkisi vardı Cokorda’nın. Hasta olsanız mucize bir düzelme beklemek pek tabi ki mantıklı olmaz fakat çok eski bir zamanda yaşasaydınız muhtemelen sizi böyle bir doktor muayene ederdi. Bu ilk hikayeydi asıl beni etkileyen ikinci hikayeyi anlatmak istiyorum.

Oradayken hem bir spa, hemde bir iyileştirme merkezi olan  Five Elements hakkında bir dergide güzel bir makaleye denk geldik. Bu merkezde healerlar tarafından farklı şekillerde iyileşme sağlanıyor. Ben vücuda enerji vererek ve chakraları açarak yapılan iyileştirme terapisini seçtim. Daha önce İstanbul’da biyoenerji uzmanına gitmiştim fakat bu oldukça farklı bir deneyimdi. Ubud’da kaldığımız otele oldukça uzak, ormanın derinliklerinde, kenarından nehirlerin aktığı sessiz sakin bir noktada kurulmuş. Aynı zamanda spası da var. Bir çok Uzakdoğu ülkesinde çeşitli spaları deneyimlemiş olmama rağmen sade ama etkileyici dekoru beni oldukça etkiledi. Daha sonra healerım Wayan ile tanıştık. Kendisi Endonezya’nın küçük bir köyünden geliyor. Babasında da bu Allah vergisi yetenek varmış ve daha küçükken bu yeteneğini keşfetmiş. Daha sonra Endonezya’da Bali İyileştiriciliği üzerine üniversitede bir bölüm bitirmiş. Şıkır şıkır suların aktığı, harika dekor edilmiş bir odada rahat bir yere uzandım. Hazır mısın diye sordu ve gözlerimi kapatmamı istedi. Oldukça ciddi bir surat ifadesi vardı ve ben büyük bir ciddiyetle gözlerimi kapatıp neler olacağına konsantre olmaya başladım. İlk başta gelen giden yok neler oluyor acaba diye düşünürken bir anda kafamda bir hareketlenme hissettim. Sanki biri kafamda aşağı su veya yağ dökmüş gibi hissettim. Sonra bir baktım bu sıcaklık yüzümden aşağı doğru iniyor. Suratıma bir kaç tane sinek kondu sandım kovalamayı düşündüm sonra fark ettim ki enerji geçişleriydi bu hissettiklerim. Wayan dokunmamasına rağmen bütün enerji geçişlerini bir bir takip ettim. Boğazımdan bu enerji geçerken istem dışı yutkundum. Külçe gibi oldum kolumu dahi kaldıramadım ve ısıdan oldukça terledim. Bu enerji parmak uçlarımdan, midemden ve biraz yoğun bir şekilde bağırsaklarımdan geçti ve hepsini bir bir hissettim. Yaklaşık 1 saat sürdü bu işlem..

İşlem bittiğinde konuşma fırsatımız oldu. Söylediğine göre sağlıksal bir problemim yoktu ama fazla düşünme dedi. Negatif enerjiyi, kapalı chakraları açtım ama bunu bu şekilde temin etmelisin dedi. Ne yapmam gerektiğini sorduğumda sağlıklı beslenmem gerektiğini, negatif düşünmemem, negatif hareketlerde bulunmamam gerektiğini ve iyilik yapmam gerektiğini söyledi. Negatif yaptığım, söylediğim, düşündüğüm herşeyin dengeyi bozduğunu belirtti. İlginç olan kısıma gelince ister inanın ister inanmayın, ister kafanızda nasıl olur yok canım gibi eleştirel yaklaşımlarda bulunun artık kendimi çok hafif ve dingin hissediyorum. Bahçede oturup zencefil çayımı içerken üzerimdeki o hep acele etme halinin, endişe etme halinin kaybolduğunu fark ettim. Bu yazıyı yazarken tereddüt ettim kendime saklamalıyım diye düşündüm fakat bende bu kadar fark yaratan bir şeyi saklamak doğru olmaz diye düşündüm. Benim gibi bir kaç kişi daha bu pozitif enerjiyi alıp yaysa birileri için hayat daha kolay olur diye düşündüm. Günlük hayatımda yüzümdeki tebessümü kaybetmemek için elimden gelen herşeyi yapmaya hazırım. Enerjinizi yüksek tutmanın en büyük yolu nedir diye sorarsanız kimseyi eleştirmeyin, herkesten daha çok bildiğinizi, herkesten daha iyi olduğunuzu, dünyanın sadece sizin etrafınızda döndüğünü düşünmeyin. Herkes için iyi şeyler dileyin, karşılığını beklemeden yardım edin, başkalarının zor geçen hayatlarını kolaylaştırın. Kısacası pozitif enerji yayın ki hayatınızda pozitif şeyler olsun. Kötü düşüncelerinizi kontrol edin, hiç bir şeyi takıntı haline getirmeyin, sevginizi rahatlıkla ifade edin, sarılın, gülümseyin, selam verin, seni seviyorum deyin ve tabi ki şükredin..