Fotoğraflar – Talha Çilek

Seyahat edeceğiniz yeri seçmeden önce ilk neye dikkat edersiniz veya sizi ne harekete geçirir? Sizi bilmem ama beni tarihin, renklerin, kültürün ve yemeklerin eşit oranda heyecan verici olması hemen harekete geçirir. Cartegana’ya gitmeden önce Güney Amerika’yı öğrenmeye ve keşfetmeye karşı büyük bir merakım vardı zaten ama Kolombiya’nın Karayip Denizi’ne bakan bu renkli şehrin fotoğraflarını gördüğümde dilimin tutulduğunu ve Cartagena hakkında her türlü yazının içinde günlerce, saatlerce kaybolduğumu itiraf edebilirim. Renkleri, canlılığı, kültürü beni öylesine cezbetmişti ki, bir süre sabahları Kolombiya’da uyanmış gibi güne başladım. Henüz fiziken gitmeden, ruhen gidip orayı yaşamak diye bir şey varsa benim yaşadığım tam olarak böyle bir şeydi.

Cartagena’nın Unesco Dünya Mirasları Listesi’nde bulunan Old Town-Eski Şehri, Koloniyal rengarenk binaları, tropik iklimi, pembenin tonlarında begonvillerin süslediği sokakları ve 13 km uzunluğunda etrafı çevrili tarihi duvarları ile hayallerin çok ötesinde bir profil çiziyor.

Özgürler Şehri Cartagena

Koloniyel dönemde Cartegana de Indias olarak bilinen Cartagena’ya İspanyollar ilk geldiğinde, bu bölgede Calamari denilen etnik yerliler yaşıyormuş. Calamari’ler geri saldırsalar da gelişmiş silahlara sahip olan İspanyollar tarafından yenilgiye uğramışlar. Bu bölgeye yerleşen İspanyol İstilacıların çoğu İspanya’nın Cartagena bölgesinden geldikleri için buraya bu ismi uygun gördükleri söyleniyor. Daha sonra Cartagena değerli konumu itibariyle zengin bir liman şehri haline gelmiş. Peru gümüşünün İspanya’ya taşınması ve köle ticaretini sağlamak amaçlı 1533 yılında kurulan bu zengin liman şehri Karayip Denizi’nde dolaşan korsanların ilgi alanına girince şehrin etrafına dev duvarlar (Las murallas) inşaa etmişler. Şehrin zengin ve prestijli olması eğitimli insanları, ressamları, zanaatkarları kendine çekmiş. Zamanla eğitimli ve aydın kesim yönetime geçerek İspanyollardan bağımsızlığını kazanmayı başaran ilk Kolombiya şehirlerinden biri olmuş. 1984 yılında Unesco şehri koruması altına alana kadar Cartagena, bir süre ihmal edilip unutulmuş fakat geçirdiği renovasyon sonucunda şu anda Karayiplerin en ilgi çeken noktalarından biri haline gelmiş.

Cartagena olarak yazılır ”Kartahena” olarak okunur

Cartagena şehrinin tamamı renkli ve koloniyel tarza sahip değil tabi ki. Old Town kendi içinde El Centro, San Diego ve Getsamani olarak 3 ayrı bölgeye ayrılıyor. Kalelerin içinde kalan ve fotoğraflarda gördüğünüz renkli daracık sokaklar, kiliseler ve plazaların olduğu bölge El Cento ve San Diego’da kalıyor. Bir de tam bu tarihi binaların karşısında Miami’yi andıran Bocagrande ismi verilen dev gökdelenlerin dizili olduğu bir semt var. Old Town tarih ve sanatla dolup taşarken karşı tarafında bulunan Bocagrande tam zıt bir portre oluşturuyor. Getsamani ise Old Town’a yürüme mesafesinde bulunan bir zamanlar ismi suçluları ile anılırken şimdi renove edilen butik otelleri ve hip tarzıyla ön plana çıkan yeni bir semt.

Neden Gitmeli?

İlgi alanınız ne olursa olsun tarihi dokusu, plajları, tropik meyveleri, yemekleri, güler yüzlü insanları, begonvillerin süslediği balkonları, dünyaca ünlü kahveleri, rengarenk evleri, değerli el işlerinin satıldığı sevimli dükkanları ile Cartagena’ya aşık olmamak elde değil. İster romantik bir kaçamak planlayın, ister küçük çocukların dahil olduğu ailecek bir seyahat, ister deniz tatili, ister gurme bir tatil, herkesin mutlu olacağı garanti.

Nerede Kalmalı?

Cartagena gibi tarihi bir şehre geldiğinizde, koloniyel tarzda bir otelde kalırsanız nokta atışı yapmış olursunuz. Eskiden konak olarak kullanılmış olan yuvarlak kemer sütunları, tropik bitkilerin ve havuzların süslediği avluları ile ‘’Casalar’’ mutlaka önceliğiniz olmalı. Oteller az odaya sahip olduğu için otel rezervasyonunu önceden yapmanızı öneririm.

Hotel Quadrifolio

 

En iyi butik oteller;

 

La Cevicheria

 

Nerede Yemeli?

Yemek yemeye ve farklı lezzetler denemeye düşkünseniz Cartagena size karşı oldukça cömert davranacaktır. Deniz mahsullerinin ve Ceviche’lerin bol olduğu bu şehirde doğru adreslere sahip olduğunuz sürece yemekler sizi çok memnun edecektir. Mutfağının Peru ve Karayip esintileri taşıdığı Cartagena’da, Hindistan cevizi sütüyle pişirilmiş tatlı pilav ve kızarmış muz (patacon) eşliğinde balık çeşitleri, kahvaltıda arepa con huevo (yumurtalı ekmek) , empanada (kızartılmış etli, peynirli hamur), Cevicheler karşılaşacağınız en yaygın yemek türlerindendir. Benim favorim ise yemeklerden önce gelen kızarmış muz cipsi, dikkat edin alışkanlık yapabilir.

La Cevicheria – Şehrin en iyi restoranı ve en iyi Ceviche yiyebileceğiniz mekan. Birden çok kez gitmek garanti.

La Mulata – Lezzetli ve doyurucu bir öğlen yemeği için gidilecek en iyi hip mekan.

Bohemia- Şık bir avluya sahip akşam yemeği için oldukça uygun.

Maria – Güzel dekorasyonu ve yaratıcı yemekleri ile Amerikalıların gözdesi. Istakoz ravioli favorimiz.

El Kilo – Karayip Denizi’nden çıkan en taze deniz ürünlerini en güzel sunumla yiyebileceğiniz bir restoran.

Cuzco Cocina Peruana – Canlı latin müziği eşliğinde kaliteli bir akşam yemeği için tercih edilebilir.

Kahve – Kolombiya denilince akla hemen kahve geldiğine göre Cartagena’da güzel bir kahve içmeden dönmemek gerek. En iyi kahve içebileceğiniz adresler Epoca Cafe, Juan Valdez Cafe, San Alberto.

 

Ne zaman gelmeli?

Sahip olduğu nemli tropik iklimden dolayı senenin her dönemi sıcak olsa da, mayıs ayı itibariyle yağmurlu sezon başlıyor ve aralık ayına kadar devam ediyor. Aralık-Mart ayları en uygun zamanları olsa da, biz tam yağmurlu sezonun başladığı Mayıs ayında gittik ve hava durumu yağmur göstermesine rağmen sadece 1 kez yağmur yağdı. Kuru sezona denk getiremezseniz de üzülmeyin çünkü yağmur ve bulutlar seyahatinizi etkilemeyecektir. Bu arada hava, nemli kelimesinin hakkını verecek derecede nemli oluyor hatta bazen nefesiniz kesilebiliyor. Mümkün olduğunca ince ve rahatsız etmeyecek kıyafetler getirmekte fayda var.

 

Playa Blanca

 

 Mutlaka Yapın

 *Cartagena sokaklarında gezerken haritaya bir kenara bırakın ve kaybolun.

*Bir gün batımını Cafe del Mar’da, diğer gün batımını da Mavich Hotel’in roofunda karşılayın.

*Las Palenqueras’larla (kafalarında meyve sepeti taşıyan kadınlar) mutlaka fotoğraf çektirin.

*Playa Blanca, Islas de Rosario veya Isla Baru’ya günlük olarak düzenlenen turlara mutlaka katılın. Biz 2 günümüzü farklı plajlarda geçirdik. Arabayla 1 saat uzaklıkta bulunan Playa Blanca’yı çok sevdik. Tur firmaları ile görüşerek adalar hakkında bilgi alabilirsiniz.

*Sokakta satılan taze hindistan cevizi sularından mutlaka için.

*Sokak yemeklerinin olduğu, şirin cafelerin ve sokak satıcılarının en çok bulunduğu  Plaza de Bolivar ve Plaza Santa Domingo’da zaman geçirin.

*Altın Müzesi, Palace of Inqusition (Engizisyon Müzesi), Arte Moderno,  ve Kakao Müzesi gibi yerler gezilebilir.

*Katedral, San Felipe de Borgas Kalesi, San Pedro Claver Kilisesi şehrin en önemli yapıları dolayısıyla mutlaka listenize ekleyin.

San Pedro Plaza

 

Mutlaka Satın Alın

Wayu kabilelerinin elde ördüğü rengarenk çantalar, şapkalar, hasır örgü açık renkli çantalar, rengarenk küpeler, Kolombiya kahvesi mutlaka almanız gerekenler arasında. Elde yapılan objelerin çok değerli olduğuna inandığım için buradan beğendiklerinizi almanızı tavsiye ederim çünkü bir daha böyle güzeline kolay rastlayamazsınız. Bu hediyelikleri Las Bovedas’ta veya plazaların olduğu yerlerden alabilirsiniz. Kolombiya’nın rengarenk kıyafetler tasarlayan ünlü modacısı olan Silvia Tcherassi’nin dükkanına ve el yapımı çok farklı küpeler tasarlayan Mercedes Salazar’ın mağazasına mutlaka uğramanızı tavsiye ederim. St. Dom isimli modacıların rengarenk kıyafetlerini satan mağazaya da göz atabilirsiniz. Benim çizgisini çok beğendiğim ünlü modacı Johanna Ortiz’in kıyafetlerini St. Dom’da bulabilirsiniz.

 

 

Gelmeden önce mutlaka..

*İspanyolca birkaç cümle mutlaka öğrenin çünkü az miktarda bile İngilizce konuşan birini bulmak zor olabiliyor.

*Gabriel Garcia Marquez’in Cartagena’da geçen kitabı ‘’Kolera Günlerinde Aşk’’ kitabını okuyun.

*Boş bir bavulu yanınızda bulundurun.

*Eğer Narcos hayranysanız Medellin’e gidip Escobar turu mutlaka yapın.

*Pazarlık yapmak hayatın bir parçası dolayısıyla her yerde pazarlık yapmaya hazırlıklı olun.

*Yanınızda her zaman bozuk para bulundurun.

*En renkli kıyafetlerinizi yanınıza almayı ihmal etmeyin.

 

Isla Rosario