DSC01833

Cema el-Fna Meydanı

Yeni yılda evde oturmayı planlarken son dakika gelen bir haber ile 5 günlük bir boşluğumuzun olduğu ortaya çıktı ve bu kadar kısa sürede gidilecek bir yer bulabilir miyiz, nereye gidebiliriz diye düşünürken hakkımızı Fas’tan yana kullandık. Yeni yılda Fas değişik bir tercih olsa da havanın gündüz saatlerinde güneşin altında oldukça sıcak olduğu ve uçakla ortalama 4,5 saat olduğu göz önünde bulundurulunca neden olmasın dedik ve 3 yaşına girmek üzere olan kızımız Ela’yı da alıp Batı Afrika’nın yolunu tuttuk. Bu, Ela’nın gittiği 16. ülkesi olacaktı ve şimdiye kadar gittiği ülkeler listesi İsrail, Meksika, Seyşeller, İsveç, Danimarka diye gidiyordu yani Fas listeye çok yakıştı. Farklı ülkeleri görme aşkımızdan Ela’da etkilenmiş olacak ki büyük şehirler onu da açmıyor, nerede doğa ve hayvanlar var keyfi yerine geliyor. Mesela Fas’ta inanılmaz algıları açıldı çünkü burası öyle bir ülke ki, büyük bir insan sesten, kalabalıktan ve kirlilikten çok kolay etkilenebilirken bizim ufaklığın hemen uyum sağladı. Cema el-Fna meydanında yılanları elleyip, bardaktan su içen kobraları izledi, çöl kampında develeri güzelce mıncıkladı, bukalemundan maymuna uzanan farklı çeşitlerde hayvanlarla arkadaş oldu, Aladdin’in sihirli lambasını pazarda buldu ve renkli bir halıcıda Aladdin’in halısına bindi (uçakta Aladdin’i izletip büyülü bir yere gidiyoruz diye hikayeler anlattık.) Tüm bunlar yetmiyormuş gibi meydanda bulunan baharatlı salyangozlardan yedi, evet yanlış duymadınız hemde 3 tane üst üste ve daha fazla yeme denilince kendini yerlere attı. (Videoları mevcuttur isteyene yollayabilirim.:))

DSC00271

Biz eşimle hayatın büyük bir kısmının deneyimden ibaret olduğunu düşündüğümüzden kendi konforumuz uğruna yılbaşını evde geçirmek yerine kızımızı alıp Marakeş’e gittik. Sabah 6’da kalkıp 5 saat kadar uçup, 3 saatte araba yolculuğu yaptık. Elayı tanıyanlar ne kadar hareketli ve asla yerinde durmayan bir çocuk olduğunu bilir, dolayısıyla yolculuk kolay mı geçti sorusuna cevabım ”hayır hiç kolay değildi.” olacaktır. Hatta o kadar çok ağlamak istediğim aksaklıklar oldu ki şu anda düşününce gülüyorum çünkü zor durumlar yerine güzel geçen anlara odaklıyım. Marakeş her annenin çocuğunu götüreceği tarzda bir yer değil bunu bilerek yola çıktık.

DSC00390

Bürokrasi işlerinin nasıl yavaş işlediğini, hatta genel olarak işlerin çook yavaş işlediğini bilerek gittik. Ela Fas seyahati boyunca tek bir öğününü tam olarak yemedi, uykusunu alamadı, pazarlarda herşeyi tutturdu dolayısıyla kendini yerlere attı. Çöl iklimi sağolsun sabah saatlerinde ısı 5 dereceyken öğleden sonra 25 dereceye çıktı ve ben çocuğa ne giydireceğimi şaşırdım. Sabah mont giydirip üzerine koca battaniye örterken, öğleden sonra tshirt giydirdim. Yılın ilk günü uyandığımızda bir baktım Ela’nın alnı oldukça sıcak. İçimdeki endişeli anne sessiz bir çığlık attı. Herşeyi planlayan anne, ateş ölçer ve ateş düşürücüyü yanına almamıştı. Fas’a gidenler bilir oradaki Eczaneler bizdeki gibi beyaz temiz pak önlükle karşılandığınız yerler değil, daha çok nalbur tadında yani hem plastik top satıyor hemde ilaç. Oraya gidip derdimi anlatsam (İngilizce bilmiyorlar), alnını göstersem off sıcak gibi el hareketleri yapsam ne anlayıp ne ilacı verecekler kimbilir. Peki ben ne yaptım? Hiç böyle bir olay yaşamamış gibi üzerinde hiç düşünmedim ve endişeli düşüncelerimin beni ağına düşürmesine izin vermedim. Sonuç ateş bir daha hiç çıkmadı..

DSC00261

Her çocuk ve her annenin yoğurt yiyişi birbirinden farklı olduğu için çocukla seyahat konusunda veya çocuk ile ilgili bir konuda ahkam kesmemek adına maddeler halinde yazılar yazmaktan hiç hoşlanmadım. Oldukça yapay geliyor yanınıza şunu alın, şu olmazsa olmaz yazmak çünkü dediğim gibi her çocuk birbirinden farklı yetişiyor. Ben mümkün olduğunca rahat olmaya çalışan, çocuk yemeyince ağıt yakmayan, düzeni bozulunca heyecan yapmamaya çalışan bir anneyim. Tamamen başarmış değilim ama büyük yol kat etmiş olabilirim rahat anne olmak konusunda. Eğer benden biri çocuk yetiştirme konusunda en büyük sırrımı sorsa çocukla çocuk olmak ve seyahat derdim. Ela her seyahat sonrasında henüz yapmaması gereken gözle görülür bir çok gelişim gösterdi dolayısıyla çocuğun en büyük gıdası deneyim, deneyim, deneyim. Bırakın hayatı deneyimlesin, tanısın, ellesin, pislensin, düşsün. Seyahat illa yurtdışına olmak zorunda değil yeterki bir yerlere götürün ama mümkünse çocuğunuzu avmlerin olduğu büyük kalabalık şehirlere götürmek yerine doğanın, renklerin, kokuların olduğu şehirlere götürün ne kadar fark edeceğini kendi gözlerinizle görün. 

DSC00291