Angkor Wat

Angkorwat-23Angkor Wat, Kamboçya

Birçok kültürle tanışmış bir gezgin, bir sonraki rotayı seçerken gördükleriyle şaşırmayı, duyduklarıyla heyecanlanmayı ve olabilecek en mistik anları yaşamayı hayal eder. Eski tarihi bir yapıyı görmek ister ama arkasında gizemli bir hikaye olsun ister, tanışacağı kültürün el değmemiş ve mümkün olduğunca geleneksel olmasını ister. İşte Kamboçya tam da bu tanımlara uyan ve tabiri caizse içimizdeki ilham kapılarının paslı kilidini tekrar açan bir rota oldu. Uzun bir süre Angkor Wat diye hayıflandım durdum ve sonunda kendimi üzerinde Bangkok- Siem Reap yazılı uçak biletlerine dalmış bir halde buldum. Tayland seyahati ile bağlantılı ayarlanan tatilimizin en can alıcı noktasıydı Kamboçya, hatta asıl sebebi bile diyebilirdik.

Görkemli Khmer İmparatorluğu’na başkent olmuş, Tayland’ın egemenliğine girmiş, daha sonra Fransız mandasını kabul etmiş, savaşta yeri olmadığı halde Vietnam Savaşı sırasında Amerika tarafından bombalanmış ve en sonunda da Kızıl Khmer’lerin başındaki Pol Pot tarafından büyük bir soykırıma uğramış bu ülke sizi kah heyecanlandıracak, kah ağlatacak. 1975 yılında askeri darbeyle başa geçen Pol Pot, ülkesindeki tüm okumuş aydınları, doktorları, avukatları, öğretmenleri önce pirinç tarlalarında çalışmaya zorlayıp, boyun eğdiremeyince hepsini türlü işkencelerle öldürmüş. Pol Pot’a göre ülke dışarıya bağımlı olmamalı ve kendi tarımını yaparak kendi kendine yetebilmeliymiş. Sonunda yedi milyon kadar olan nüfusun maalesef yarısını katletmiş. Hamile, yaşlı, çocuk demeden ileride nefret besleyip düşman olmasınlar diye kimsenin gözünün yaşına bakmamış. Sonunun geldiğini anladığında ise ülkenin her tarafını mayınlarla döşemiş. Hala patlamamış mayınlara rastlanabiliyor bu sebepten çok geçilmemiş yollardan geçilmemesi öneriliyor. Ülkede bir yakını Pol Pot tarafından öldürülmemiş tek Kamboçyalı olmadığını söyleniyor. Madalyonun bir güzel bir de kötü yüzü var maalesef. Yaşadıkları onca zorluklara, etraflarında patlayan mayınlara ve fakirliklerine rağmen hayata hala gülümseyerek bakabilen bir halk Kamboçya halkı. Atalarından miras kalan dünyanın 7 harikasından biri olarak sayılan ‘’Angkor Wat Tapınağı’’  bayraklarına simge olacak kadar büyük bir gurur kaynağı. Ulaşım çoğunlukla tuk-tuk ile yapılıyor. Komşu Tayland’a karşılaştırınca fiyatlar çok uygun, hatta her şey 1 dolar. Angelina Jolie’nin önce ‘’Tomb Raider’’ filmini çekmesiyle daha sonra da buradan bir erkek çocuk evlatlık edinmesiyle tüm dünyanın gözleri bu ülkeye çevrilmiş. Kimsesiz çocuk sorunu ülkenin en büyük sorunlarından biri. Her yerde çocuklara yardım kampanyaları ile karşılaşmanız mümkün, hatta otel odamızda bile bu çocuklara yardım edip onlarla zaman geçirmek ile ilgili broşürler vardı.

Angkorwat-7Yapılması gereken tabi ki ilk önce Angkor Wat Tapınağı gezilir ve sırasıyla Bayon, Ta Prom, Angkor Tom, Preah Khan, Banteay Sreidiye gidiyor ve gerisi sizin keyfinize kalmış. Dağılmış olarak yüzlerce tapınak ve yapı bulunduğunu belirtmeliyim dolayısıyla hepsini görebilmek biraz zor. Kişisel olarak favorimiz Tomb Raider’ın da çekildiği Ta Prom. Tapınaklar haricinde Angkor Ulusal Müzesi‘ni ziyaret etmeyi unutmayın. Tüm bunların haricinde Tonle Sap Nehri kıyısındaki yüzen köyü görebilirsiniz. Bu köyde yıkık teknelerde yaşayan insanların hepsi çok fakir ve nehir turu için zor durumda olan insanları görmek için kişi başına 14 dolar ödüyorsunuz. Buradaki ironi devletin bu insanlara bu paradan kuruş vermemesi ve bu insanların temiz suya bile muhtaç olması. Çamurlu suda hem yıkanıp, hem bulaşık yıkayıp, hem serinleyip, hem de buradan su içiyorlar. Gezi sırasında sizi bir markete götürüp kimsesiz çocuklar için yiyecek alışverişi yapıp onları mutlu etmenizi istiyorlar. Buraya kadar her şey güzel ama markete girdiğimizde bir çuval pirince 70 dolar gibi astronomik bir rakam talep ediyorlar. Market sahibinin tipine bakıldığında hali vaktinin yerinde olduğu görülüyordu. Yani aslında kimsesiz çocuklar bahane edilerek kazanç elde ediyorlar bir nevi. (Bu arada oradaki halkın kazancı yıllık 500 doları bile bulmuyor.) Kamboçya’nın ünlü Apsara dansını izlemek isterseniz her gün düzenlenen ‘’The Smile of Angkor’’ gösterisini mutlaka izleyin.

Khmer mutfağı olarak geçen Kamboçya Mutfağı, birçok açıdan Tay Mutfağı’nı hatırlatmaktadır. Temel besinlerini oluşturan pilavın haricinde en bilindik yemekleri ”Amok” olarak bilinmektedir. Balık, hindistan cevizi sütü ve baharatlar eşliğinde muz yaprağı içinde pişirilir. Siem Reap’in akşamları en canlı bölgesi olan ”Pub Street” ve etrafında birçok restoran ve cafe bulabilirsiniz. Dilerseniz burada timsah, yılan, kanguru veya deve kuşu etini deneyebilirsiniz. Yemek fiyatları sizi şaşırtacak derecede uygun olduğunu söyleyebilirim. The Touich RestaurantBar”, çok kaliteli ama salaş havasıyla mutheşem bir Hint restoranı olan‘ TheIndian” (Old Market – Opposite Provincial Hospital  Near Pub Street) ve ‘‘CuisineWat Damnak”favorilerimiz arasındaki restoranlardan bazıları.

Angkorwat-11Siem Reap’te birçok güzel hediyelik eşya satan dükkanla göreceksiniz ama hiç biri Artisans d’ Angkor’daki kadar değerli ve özel olmayacaktır. Buranın en önemli özelliği yeteneği olan insanları bir çatı altında toplayıp el sanatlarının yok olmasını engellemek. Alışveriş öncesi veya sonrası çalışan sanatçıları izleyebilirsiniz. Bir de şehrin göbeğinde rastladığım Le Lezard Bleu isimli mağazada çok orjinal ürünler bulabilirsiniz. Timsah çiftliklerinin bulunması sebebiyle timsah derisinden yapılmış çanta, cüzdan ve aksesuar tarzında ürünlerin satıldığını da belirtmeliyim fakat almadan önce vicdanınızın sesine kulak vermenizi öneririm.

Angkor Wat

 

Not

Şehirde birçok güzel otel mevcut fakat mümkünse tapınakların olduğu noktaya yakın bir mesafede bulunan bir otel seçin çünkü ulaşım aracınız tuk tuk olacaktır. Bir otele kolay kolay 10 üzerinden 10 vermem ama kaldığımız La Residence d’Angkor Oteli gerek otantik tasarımı, gerek yüksek hizmet anlayışı ile Angkor Wat maceranızı unutulmaz bir anıya dönüştüreceği kesin.

Namibya

Namibya

Machu Picchu

Machu Picchu

Los Angeles

Los Angeles

Toskana

Toskana

Marakeş, Fas

Marakeş, Fas

Izlanda

Izlanda

Malta

Malta

Myanmar

Myanmar

Provence

Provence

Moğolistan

Moğolistan

Mardin

Mardin

Japonya

Japonya

Bali, Endonezya

Bali, Endonezya

Avusturya

Avusturya

Dubai

Dubai

Bled Gölü, Slovenya

Bled Gölü, Slovenya

Norveç

Norveç

Yucatan, Meksika

Yucatan, Meksika

Kadim Galeri

Kadim Galeri

Sokaklar Galeri

Sokaklar Galeri

Hayvanlar Galeri

Hayvanlar Galeri

Soyut Galeri

Soyut Galeri

Yemek Galeri

Yemek Galeri

Manzara Galeri

Manzara Galeri

Portre Galeri

Portre Galeri

Simgeler Galeri

Simgeler Galeri

Kudüs, İsrail

Kudüs, İsrail

Mahe, Seyşeller

Mahe, Seyşeller

Kopenhag, Danimarka

Kopenhag, Danimarka

Stockholm, İsveç

Stockholm, İsveç

Endülüs, İspanya

Endülüs, İspanya

Sharm El Sheikh, Mısır

Sharm El Sheikh, Mısır

Londra, İngiltere

Londra, İngiltere

Edinburg, İskoçya

Edinburg, İskoçya

Bakü, Azerbaycan

Bakü, Azerbaycan

Kapadokya

Kapadokya

Pekin, Çin

Pekin, Çin

Beyrut, Lübnan

Beyrut, Lübnan

Chiang Mai & Bangkok, Tayland

Chiang Mai & Bangkok, Tayland

Angkor Wat, Kamboçya

Angkor Wat, Kamboçya

St.Petersburg, Rusya

St.Petersburg, Rusya

Helsinki, Finlandiya

Helsinki, Finlandiya

Petra, Ürdün

Petra, Ürdün

Zürih, İsviçre

Zürih, İsviçre

Kuveyt

Kuveyt

Cape Town, Güney Afrika

Cape Town, Güney Afrika

Zanzibar

Zanzibar

Safari, Tanzanya

Safari, Tanzanya

Santorini, Yunanistan

Santorini, Yunanistan

Agra Jaipur Udaipur, Hindistan

Agra Jaipur Udaipur, Hindistan

New York & Miami, ABD

New York & Miami, ABD

İtalya

İtalya

Maldivler

Maldivler

Karadağ

Karadağ

Prag, Çek Cumhuriyeti

Prag, Çek Cumhuriyeti

Sarajevo & Mostar, Bosna Hersek

Sarajevo & Mostar, Bosna Hersek

Dubrovnik, Hırvatistan

Dubrovnik, Hırvatistan