İzlanda

Izlanda-35Izlanda

Izlanda, hangi gezgine yada hangi doğa fotoğrafı aşığına sorarsanız sorun en çok görmek istedikleri üç yerden biri olacaktır. Fakat nedendir bilinmez, bir türlü Izlanda’ya gidilemez yada ertelenir. İşte bizde de aynı durum yaşanıyordu; ta ki sonunda biletimizi alıp kendimizi İzlanda’da bulana kadar. Izlanda’dan tek bir fotoğraf karesi bile tüm dertlerinizi unutturup böylesine güzelliklere sahip bir gezende yaşadığınız için şükretmenizi sağlar. Hele hele orayı bir de kendi gözlerinizle gördüğünüzü düşünün; hayata ve kendinize olan bakış açınızın değişmesi an meselesi.

Genelde seyahat dönüşü yakınlarım tarafından da bilinen ve yaklaşık bir kaç gün süren uyum sağlama sürecim vardır. Izlanda dönüşü bu süreç oldukça uzadı çünkü orada gördüğüm yaşam biçimi hayal gücümü fişeklerken normal hayata dönme fikri beni oldukça kederlendirdi. Hayatımda hiç karşılaşmadığım bir bitki örtüsü, devasa şelaleler, sürekli değişen hava koşulları ve İskandinav tarzına uygun yavaş akan ama oldukça kaliteli bir hayat. Uçak inişe geçerken karşılaştığınız manzarada kömür siyahı toprak, örümcek ağı gibi saran fosforlu yeşil yosun ile inanılmaz bir kontrast oluşturuyor ve tüm bu manzara adeta başka bir gezene iniş yapıyormuş hissini veriyor. Kim bilir beni neler bekliyor diye düşünürken kalbiniz hızla çarpmaya başlıyor ve yüzünüzde istem dışı muzır bir gülümseme beliriveriyor.

Izlanda-5

Jökulsárlón

Izlanda’da herşey düzenli, kaliteli ve temiz ama asla lüks değil. Havalimanından yoğun kış şartlarına göre modifiye edilmiş aracınızı teslim alırken volkanik patlamalara ve küle karşı sigorta yaptırmak isteyip istemediğiniz soruluyor! Siz, ”Şaka mı yapıyorlar yoksa gerçek mi acaba?” diye düşünedurun, 2010 senesinde Eyjafjallajökull patladığında tüm Avrupa hava sahasını kapatmış dünyadaki tüm uçuşların aksamasına sebep olmuştu. Dolayısı ile böyle bir olay ihtimali çok da düşük sayılmaz. Biz Güney Izlanda Bölgesi’ne ve Golden Circle Bölgesi’ne odaklandığımızdan kuzeye hiç çıkmadık çünkü mesafeler çok uzun ve haritada göründüğü kadar yakın değil. Ekim ayının son günlerinde gittiğimiz Izlanda’da hava tahmin ettiğimizden daha ılıman çıktı. İngilizce ismindeki ”Ice” yani buz insana ister istemez tamamı buzuldan oluşmuş bir adaya gidiyormuş hissini verse de sıcak okyanus akıntısı Gulf Stream, ülkenin hava koşullarını oldukça yumuşatıyor. Araba kullanmanın ve etrafı izlemenin oldukça huzur verdiği Izlanda’da gözünüz simsiyah kumsallara çarpan dev köpüklü dalgalara takıldığında elinizde olmadan volkanik bir dağ patlasa dünyadan oldukça izole olan bu adadan kendimi nasıl kurtarırım diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Izlanda-23Ülkemizden şimdilik direk uçuş olmadığından bağlantılı bir uçuş ayarlamanız gerekiyor. İki uçuşun saatlerini denk getirmek biraz zor olduğundan mutlaka bir yerde zaman kaybı yaşıyorsunuz ve normal bir uçuşa göre daha pahalıya patlıyor. Biz Oslo’ya uçup orada bekleme yapıp Icelandair ile Reykjavik’e indik. Giderken Oslo Havalimanı’nda bir kaç saat bekleyip sabah saatlerinde İzlanda’ya vardık varmasına fakat İstanbul’a geri dönüş neredeyse bir günümüzü aldı çünkü Oslo’daki havalimanında çok uzun saatler diğer uçuşumuzu bekledik. Biletleri titiz bir çalışma yaparak hallettik diyelim şimdi gelelim ”Geziye nereden başlasak?” kısmına. İlk başta aklınıza ister istemez bir sürü soru gelse de aslında gezilecek ve görülecek yerler oldukça net. Bizim zamanımız kısıtlı olmasına rağmen beş gün gibi kısa bir sürede tüm gezmek istediğimiz destinasyonları sabah 4-5 sularında uyanarak gezme fırsatı bulduk. Güneş 17:00’de batmasaydı herhalde adanın tüm kuzey kısmı da dahil tümünü görebilirdik. Başkent Rejkjavik çok şirin ama minicik bir şehir ve nüfusun çoğunluğu burada yaşıyor. Evler genelde az katlı ve dışları prefabrikmiş gibi görünen bir malzeme ile kaplı. Birçoğu kırmızı, sarı ve mavi gibi canlı renklerle boyalı olduğundan başkent oldukça sevimli bir hal almış. Tüm dükkanlar ve restoranlar oldukça erken kapanıyor dolayısıyla hayat akşam 9 gibi bitiyor. Kış geldiğinde gün ışığı o kadar azalıyor ki her yeri kaplayan bulutlardan azıcık ışık bir kaç saat kendini gösterirse kendilerini şanslı sayıyorlar. Biz oradayken sonbahar olmasına rağmen güneş sabah 9’da doğup 17’de batıyordu. Bu sebepten seyahatinizi gün ışığının giderek azalarak bir kaç saate düştüğü ve karın yolları kapattığı kış dönemine denk getirmemeye özen gösteriniz. Eğer amacınız ”Kuzey Işıkları Eşliğinde Izlanda’yı Keşfetmek” ise en doğru zaman Eylül sonu ve Ekim ayları olacaktır. Işıklar önemli değil bol bol fotoğraf çekmek üşümeden gezmek istiyorum diyorsanız, neredeyse 24 saat gün ışığının olduğu Haziran veya Temmuz aylarını düşünebilirsiniz. 

Izlanda-17

Izlanda Yolları

Izlanda’ya gelmişseniz muhtemelen etkileyici fotoğraflarla eve dönmek istiyorsunuzdur. Bu durumda gün doğumlarını ve gün batımlarını doğru kullanmanız büyük önem taşıyor. Hava durumuna her baktığınızda havayı bulutlu gösterse de fotoğraf çekmek istediğiniz noktada biraz zaman geçirdiğinizde havanın kısa bir süre içinde hem güneşli, hem rüzgarlı, hem yağmurlu olduğunu ve çoğu zaman yağmur sonrasında muhteşem bir gökkuşağı çıktığına şahit olabilirsiniz. Reykjavik harici ülke genelinde hem otel hem de restoran açısından umduğunuz değil bulduğunuzla yetiniyorsunuz. Ama iyi haber ülkenin standartları yüksek olduğundan kalacağınız en uygun otel oldukça temiz, benzin istasyonlarının restoranında yediğiniz yemek ise oldukça lezzetli olacaktır.

Izlanda’da Kuzey Işıkları

Kuzey Işıklarına gelirsek Eylül sonu ve Mart başı gibi kuzey yarım kürede görülebildiğinden bu tarihlere denk gelirseniz Izlanda’nın her yerinden görme ihtimaliniz oldukça yüksek. Daha önce Norveç’te kovalamış olduğumuz ışıkları burada kolayca gökyüzünde usul usul dans ederken yakaladık. Bu ışıkları görebilmeniz için havanın açık ve bulutsuz olması şart. Bir sonraki şart ise şehir ışıklarından uzak yıldızları rahat seçebileceğiniz bir karanlığın sağlanması. Tüm bu adımları geçtiyseniz kuzey ışıklarının nerede ve ne kadar yoğunlukla görüleceğini gösteren hava durumu sitesinden takip etmeniz gerekiyor. Kuzey ışıklarını izleme rehberini okumak için tıklayın!

Izlanda’da Gezilecek ve Görülecek Yerler

Başkent Reykjavik ile ilgili detaylı bir rehber yazmak isterdim ama küçük olduğundan çok fazla yapılacak birşey yok. Fakat yürüyerek keşfedebileceğiz bir şehir olması ile ve şirinliği ile kalplere taht kuruyor. Hayat yavaş akıyor ve 300 bin nüfusa sahip ülkede herkes az çok birbirini biliyor, tanıyor. Pencereler ve camlar genelde açık olduğundan evlerin içerisini rahatlıkla görebiliyorsunuz. Ben Izlanda’nın verdiği o büyülü hissi hayat boyu unutamam sanırım. İnsanlar oldukça güler yüzlü ve yardımseverler. Yaşadıkları coğrafyanın şartları zorlayıcı olsa da kimsenin bunu dert ettiği yok aksine sanat ve tasarım konularında oldukça başarılılar. Güneş saat 9’da doğarken, dışarıda hava buz gibi yağmur yağıyorken bu insanları sıcacık yataklarından nasıl bir motivasyonun kaldırdığını düşünmeden edemedim. Izlanda’ya gelip zamanınızın büyük bölümünü başkentte geçirip sizi bekleyen inanılmaz manzaraları kaçırmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Araba kiralayıp keşfetmek en doğru seçenek olsa da eğer böyle bir niyetiniz yoksa tur firmalarıyla bağlantıya geçmelisiniz. Park yeri bulma diye bir dert yok ayrıca park etmek her yerde akşam 4’ten sonra ücretsiz.

Izlanda’nın doğal taş yapısına benzeyen tasarımı ile Hallgrimskirkja Kilisesi’ni görüp tepesinden şehre kuş bakışı bakmak, alışverişin kalbinin attığı Laugavegur Caddesi‘nde yerel elde örme yün kazakları denemek, ve Loki Cafe’de güzel bir yemek yemek Reykjavik’te yapabileceğiniz en popüler aktivitelerdendir. Şehri farklı panaromik açıdan görmek isteyenler Perlan’ın dördüncü katına çıkabilirler. Tapas Barrin, Noodle Station ve Izlanda’nın en eski cafesi Prikid adres arayanlara tavsiye edebileceğim diğer isimlerden. Kolaportid bit pazarı zamanı olanlar için uğrayabilecekleri bir seçenek. Otel ismi isteyenler için Hotel Borg, 101 HoteI ve özellikle Ion Hotel’e bakmalarını öneririm.

İzlanda-1

Blue Lagoon

Blue Lagoon
Normal şartlarda havası oldukça serin olan, yazın bir kaç günden ibaret olduğu bir yere giderken yanınıza mayo almaya gerek duymayabilirsiniz belki ama söz konusu İzlanda ise mayo bavulunuzun olmazsa olmazıdır. Ülkede birçok kaplıca bulunduğu gibi en bilinen sıcak su kaplıcası Blue Lagoon yani Mavi Lagün’dür. Ülkeye ayak basar basmaz ilk gitmeniz gereken yerlerden biri olduğunu düşünüyoruz. Havalimanının dibinde bulunan kaplıca sabah 9 ile akşam 8 arası açık. Giriş için önceden internetten bilet almanız işleri kolaylaştıracaktır çünkü her mevsim oldukça rağbet görüyor ve kaplıcaya aynı anda sınırlı sayıda kişi alınıyor. Suyu cildiniz için oldukça yararlı olsa da aynı şeyi saçınız ve mayonuz için söyleyemeyiz. Bu arada istediğiniz kadar saçınızı suya sokmayın eninde sonunda ya buhardan etkileniyor ya da dayanamayıp kendinizi sıcacık akan şelalenin altına atıyorsunuz ve sonuç 10 gün boyunca bakım üzerine bakım yapılan ama düzelmeyen keçe gibi saçlar. Siz siz olun girişte tembih ettikleri gibi duş alırken saçınıza bol saç kremi sürüp öyle bırakın, bir de eski bir mayo getirin yoksa bir daha kullanamayabilirsiniz. Tüm bu tembihleri yerine getirdikten sonra dışarısı buz gibi iken, size sıcacık termal havuzda elinizde içeceğiniz yüzünüzde maskeniz ile anı yaşamak kalıyor. Bu arada burada satılan Blue Lagoon marka kremlerden ve maskelerden ister kaplıcadan ister havalimanından almanızı tavsiye ederiz.

 

Izlanda’da Golden Circle Turu

İzlanda-15

Gullfoss

Reykjavik’e en yakın duraklardan biri olan Golden Circle olarak adlandırılan Altın Çember 300 km’lik bir yolculuğu kapsar. Thingvellir Milli Parkı, Strokkur ve Geysir, Gullfoss Şelalesi, Kerid Krater Gölü gibi Izlanda’nın nefes kesici duraklarını kapsamaktadır. Bu durakların tamamını bir günde görmeniz mümkün ama tadını çıkara çıkara gezmek istiyorum derseniz iki gününüzü ayırabilirsiniz.

Thingvellir Milli Parkı
Bu parkın en büyük özelliği 930 senesinde dünyanın ilk parlamentosu olarak geçen Izlanda Parlamentosu’nun kurulduğu bölgedir. Burada aynı zamanda Kuzey Amerika ve Avrupa tektonik plakalarının birbirinden ayrıldığı ve yerin üzerinde bulunan dev yarığı görebilirsiniz. Burada Izlanda’nın bir çok yerinde olduğu gibi burada da Game of Thrones’un sahneleri çekilmiştir.

İzlanda-16

Strokkur Gayzer

Strokkur ve Geysir
Sadece Izlanda’da görebileceğiniz ve en çok keyif aldığımız noktalardan biri kesinlikle gayzerlerdi. Yerin altından aralıklarla kaynar su veya buhar püskürten kayalara Izlanda dilinde fışkırmak anlamına gelen ‘’Gayser’’ denilmekte. Eğer fışkıran bir gayser görmek istiyorsanız Strokkur Gayzer’inin etrafında 5-10 dakika beklemeniz yeterli. Biz günbatımı hakkımızı burada sülfür kokan ve 100 C ısı veren bu doğa harikasına ayırmıştık.

Gullfoss Şelalesi
Izlanda’nın en popüler noktalarından biri olan Gullfoss Şelalesi yani Altın Şelale büyüklüğü ilk görüşte kocaman bir çığlık atmanıza sebep olabilir.
Yaklaştıkça ıslanma ve rüzgardan tokat yeme ihtimalinizin yüksek olduğu şelaleyi hangi açıdan çekerseniz çekin güzel çıkacaktır hele ki üzerinde oluşan kocaman gökkuşağına denk gelirseniz değmeyin keyfinize. Şelaleyi farklı açılardan görebileceğiniz seyir teraslarına soğuk veya ıslanırım diye gitmemeyi düşünmeyin sonradan pişman olabilirsiniz.

İzlanda25

Kerid Krater Gölü

Kerid Krater Gölü
Golden Circle’da bulunan 3000 yıllık Kerid volkanik krater gölü masmavi rengi ile oldukça ilginç bir manzara oluşturmakta. Gölde daha önceden salın üzerinde konser verilmiş böyle bir ortamda müzik dinlemek müthiş bir deneyim olsa gerek. Etrafını dolaştıktan sonra aşağı inip bankta oturup her gün denk gelmediğiniz bu manzaranın tadını çıkarmayı unutmayın.

 

İzlanda-18Güney İzlanda

Asıl maceraya hazırsanız izninizle Izlanda’nın en dramatik manzaralarına sahip, dünyaca ünlü Hollywood filmlerine ev sahipliği yapmış ülkenin en ruhani noktalarına doğru ilerliyoruz. Bu kadar uzaklara gelmişken aşağıda listelenmiş tüm yerleri atlamadan görmenizi tavsiye ederiz aksi takdirde daha sonra çok üzülebilirsiniz. Tüm bunları görebilmeniz için en az 2 güne ihtiyacınız olduğunu belirtmekte fayda görüyorum.

 

İzlanda-36

Seljelandfoss Şelalesi

Seljelandfoss Şelalesi

Izlanda’nın sembollerinden biri olan Seljelandfoss Şelalesi’ni gözden kaçırmanız imkansız çünkü yolda giderken solda gürül gürül akan kadifemsi şelale tüm çekiciliği ile size göz kırpacak. Bu şelaleyi diğerlerinden ayıran en büyük özelliği arkasından dolaşabilmeniz. Çok farklı açılardan çekilebilen şelale gündoğumu veya günbatımı hakkınızı fazlasıyla hak ediyor. Sırılsıklam olma ihtimalimiz yüksek olduğundan su geçirmeyen kıyafet giyerek arkasından geçmenizi öneririm.

Skogafoss Şelalesi
Ben hangi şelale favorimdi diye düşünüp isimleri birbirine karıştırsamda 60m yükseklikten tonlarca suyun dibimde akmasını karıştırmamın imkanı olmadığını fark ettim. Skogafoss’u tanımla deseler masal diyarı ile rüya arasında bir yeri betimlerdim sanırım. 2010 senesinde patlayan Eyjafjallajökul’a çok yakın olan şelalenin kaynağı iki farklı buzuldan gelmektedir.

 

İzlanda-34Solheimasandur Uçak Enkazı
Dur durak bilmeyen maceralı yolculuğumuzun en şok etkisi yaratacak, hayatınızla ilgili en az iki karar almadan dönmeyeceğiniz elfler diyarına gelelim.
Solheimasandur bizim hızımızı alamayıp iki kez gittiğimiz ve fotoğraf çekmeye doyamadığımız bir yer. Nedenine gelirsek göz alabildiğine simsiyah bir kumsalın ortasına 1974 senesinde buzlanma yüzünden acil iniş yapmak zorunda kalan bir Amerikan askeri kargo uçağının enkazının bulunması. Merak etmeyin ölen kimse olmamış. Burayı bulmak zor gibi dursa da Skogafoss Şelalesi’nden Vik Kasabası’na doğru yol alırken size doğru yanan kocaman sarı ışıkları bulun. Daha sonra solda Sólheimajökull Glacier tabelasını gördükten sonra 2 km daha gidin ve  sağınızda belli belirsiz bulunan geçidi bulun. Bu arada kapı kapalı olsa bile açıp içeri girebiliyorsunuz. Buraya girdikten sonra bıkmadan sıkılmadan sahile doğru ilerleyin uçağı göreceksiniz.

İzlanda-44

Dyrhólaey

Dyrhólaey & Reynisfjara Sahilleri
Simsiyah kumsalların beyaz köpüklü dev dalgalarla buluştuğu bölgeye gelmiş bulunmaktasınız. Şiirleri kıskandıracak güzellik bir atmosfere sahip olan bu iki sahil birbiriyle bağlantılı. İlk durak olan Dyrhólaey’deki kumsala dev dalgalardan dolayı ayak basmanız zor olsa da kuşbakışı manzarayı içinize çekebileceğiniz bir kaç nokta bulunuyor. Burayı bol bol fotoğrafladıysanız geldiğiniz yoldan geri dönüp ana yola çıkarak Reynisfjara kumsalına devam edebilirsiniz. Kumsalın dibinde otopark ve güzel yemekler sunan bedava wi-fi hizmeti bulunan The Black Beach Restaurant olduğundan buraya uzun bir zaman ayırabilirsiniz. Bu arada burada yoğun dalgalardan dolayı çok fazla turist hayatını kaybetmiş dalgaların şakası yok dikkatli olmakta fayda var.

Vik Kasabası
Bizim iki gece konakladığımız ıssız ve sessiz Vik kasabası İzlanda’nın en güney noktasında bulunan tek kasabadır.
Şimdiye kadar tarihte en çok lav püskürten Katla Dağı’nın dibinde bulunan kasabada yapılacak hiçbir şey yok diyebiliriz. Sağolsun arabadaki navigasyonun gece yarısı anlatmaya başladığı bir hikayeye göre elfler en çok burada görülüyormuş. Neyse ki hiç bir insan görmeden check in yaptığımız otelimizde konaklarken hiç ama hiç korkmadım.

İzlanda-1

Svartifoss Şelalesi

Svartifoss Şelalesi
Şelale sarhoşu olmuş, artık görülecek daha güzel şelale kalmamıştır herhalde diye düşünerek geldiğimiz bir şelaleydi Svartifoss
. Telefonumun şarjı bittiğinden ve hangi şelaleyi görmeye geldiğimizi kestiremediğimden önce 1,5 km tırmanmasak mı diye düşünürken kendimizi bir anda tırmanırken bulduk. Şimdi iyi ki de tırmanmışız diyorum. Bu şelalenin en büyük özelliği suyun aktığı noktadaki elle çizilmiş gibi duran taşlar. Zor olur diye buraya gelmemezlik yapmayın derim.

İzlanda-45

Skaftafell Buz Mağarası

Skaftafell Ulusal Parkı
Buraya kadar gelip buzul yürüyüşü yapamayıp, buzdan mağaraları göremediğimiz için içimiz biraz burkulmuş olabilir.
Eğer zamanınız varsa basit, orta ve zor olarak ayrılmış olan buzul yürüyüşlerini veya buz mağarası ekspedisyonlarını kaçırmayın derim. Yürüyüşler ekim sonu ve kasım başı itibari ile yapılmaya başlıyor.

İzlanda-2

Svinafellsjökull Buzulu

Svinafellsjökull Buzulu
Interstellar filminin afişi için kullanılan bu dev buzulu bir Interstellar hayranı olarak görmek durumundaydık.
Buraya ulaşmak oldukça pratik olduğundan yarım saatinizi ayırmanız yeterli olacaktır. Elinizde kahvenizle tepeden kuşbakışı çatırdayan dev buzulları izlemek sıradan günde yapabileceğiniz birşey değil lütfen tadını çıkarın. 

İzlanda-7

Jökülsarlon Buzul Gölü

Jökülsarlon Buzul Gölü
Şu anda muhtemelen kafanızda burayı görmek için bu kadar uzağa gitmeye değip değmeyeceğini tartıyorsunuz.
Fazlasıyla değdiğini belirtmemizde fayda var. Gündoğumu hakkımızı kullandığımız Jökülsarlon bir buzul gölü. Vatnajökul Buzulu’nun bir ayağı olan buzul her geçen gün eriyerek okyanusa karışıyor. Binlerce yıllık kış uykusundan uyanmış, elmas parçaları gibi duran buzulları izlerken, kulağınıza gelen tıkırtılar ruhunuza adeta şiir gibi işlenecek. Burayı gördükten sonra siyah kumsala vuran devasa buz parçalarını görmeden kesinlikle ayrılmayın. Gölün okyanus ile birleştiği noktayı takip ederseniz siyah kumsala vurmuş buzulları görebilirsiniz. Dev buzulların arasında amfibi bir tekne ile tur yapmalı mısınız? Kesinlikle yapmalısınız!

 

Geysir-Lettİzlanda’da alışverişin çok çeşitli olmadığını ve satın alabileceğiniz ürünlerin aynılarının ülkemizdeki fiyatlarından çok daha pahalı olduğunu söyleyebiliriz. En çok karşınıza çıkacak ürünler elde örme yün kazaklar diyebiliriz. Ülkede renk renk örülmüş kazakları sokakta yürüyen en az 5 kişiden 1’inde görmeniz mümkün. Ben yün giyemiyorum ama giyebilseydim bile bir kazağa 300 Euro vermezdim diye düşünüyorum. İzlanda’ya ait 66 North diye oldukça güzel ürünleri bulunan bir outdoor markaları var ama fiyatlar bildiğiniz en iyi outdoor markasından neredeyse daha pahalı. Geysir isminde dramatik reklamlara sahip yerel bir markaları var çok keyifli tasarımları var belki göz atmak isteyebilirsiniz. Blue Lagoon’a ait olan kremler ve kozmetiklerin İzlanda seyahatim boyunca deneme fırsatım olduğundan inanılmaz memnun kaldım ve havalimanından temin ettim. Ürünlerin içinde bu bölgeden elde edilen termal deniz suyu, yosun ve silika içerdiğinden kullandığınızda cildinizin pırıl pırıl parladığını göreceksiniz. Siyah tuz hiç görmüş müydünüz bilemiyorum ama burada yemeklere koymanız için oldukça orjinal olan siyah tuz satılıyor.

İzlanda

Kısa Kısa

  • Hız sınırı 90km fakat bu hız sınırıyla gitseydik çok az yer görürdük. Cezayı polis kesiyor ve genelde yaz aylarında daha çok insanların peşine düştüğünden biz hiç polis görmedik. İzlanda’da araba kiralamadan gezmeniz için özel tur şirketleri ile anlaşmanız gerekiyor, aksi taktirde toplu ulaşım yok gibi.
  • Burnunuza çürük yumurta gibi gelen koku lağım değil sülfürün ta kendisidir. Termal havuzlardan, çeşme suyuna kadar her yer sülfür koktuğundan bundan kaçmanın pek bir yolu yok. Çeşme suyu dünyadaki en temiz içme suyu olarak anılsa da bir kaç kez burnumu tıkayarak içmeye çalışmama rağmen çareyi pet şişede bulduk.
  • İzlanda’da hiç ağaç göremezseniz şaşırmayın çünkü Vikingler zamanında hem tekne yapımı hem de ısınma ihtiyacı için hepsinin kesildiği söyleniyor.
  • Güney İzlanda’yı gezerken genelde Route 1’i takip ettik.
  • Aslında İzlandalılarda bizdeki gibi soyad kavramı yok. Kızlar babalarının isminin sonuna -dottir eki alırken erkeklerde babalarının isimlerinin sonuna -son eki alıyor.
  • İzlanda’ya has bir kuş olan Puffin’i güney sahillerinde görmeniz olası etrafa iyice bakmayı unutmayın.
  • Vik’te Dyrholaey ve Reynisfjara kumsallarını gezerken dalgaları hafife almayın. Her sene gelgitlere ve dalgalara kapılan birkaç turist maalesef Atlantik’in soğuk sularında kayboluyormuş.
  • İzlanda özellikle son döviz artışlarından sonra inanılmaz pahalı geldi hatta birçok sefer ”yok daha neler” dedirtecek kadar en pahalı şehirler listemizin birinci sırasına geçti.
  • Hava buz gibi olsa da dondurma her zaman popüler olduğu için dışarılara kadar taşan dondurma kuyrukları sizi şaşırtmasın.
  • Halkın yarısı elflere ciddi olarak inanıyor. İlk başta buna bende çok gülmüş olsam da in cin’in top oynadığı yerlerde konaklayınca neden olduğunu tahmin etmek çokta zor değil.
  • Ada’da jeotermal enerjiden neredeyse %100 oranında yararlanıldığından tüm enerji kaynağı yenilenebilir enerjiden elde ediliyor ve bununla haklı olarak oldukça gurur duyuyorlar.
  • Ülke’ye ait herhangi bir ordu bulumuyor, arkalarını Norveç kolluyor.
  • İzlanda insanoğlunun en son ayak bastığı topraklardan biridir ve buraya ayak basanlar haliyle Vikinglerdir.
  • Buraya gelmeden önce History Channel’in ”The Vikings” dizisini izlerseniz taşlar yerine daha güzel oturacaktır.
  • Açık market gördüğünüz takdirde kendinize mutlaka yolluk yapın çünkü yemek yiyecek bir yer bulmanız şansa kalmış. Bir de başka benzinlik vardır diye düşünüp benzini bitmesine yakın almayın benzinlik her zaman bulunmuyor.
  • İzlandaca, Vikingce’ye oldukça yakın diyebileceğimiz kadar eski bir dildir. Söylediklerine göre binlerce yıllık sagaları yani hikayeleri okuduklarında halen anlayabiliyorlarmış.
  • Sagalar ve uzun karanlık günler sayesinde dünyada en çok kitap yazılan ve en çok kitap okunan ülke İzlandadır.
Namibya

Namibya

Machu Picchu

Machu Picchu

Los Angeles

Los Angeles

Toskana

Toskana

Marakeş, Fas

Marakeş, Fas

Izlanda

Izlanda

Malta

Malta

Myanmar

Myanmar

Provence

Provence

Moğolistan

Moğolistan

Mardin

Mardin

Japonya

Japonya

Bali, Endonezya

Bali, Endonezya

Avusturya

Avusturya

Dubai

Dubai

Bled Gölü, Slovenya

Bled Gölü, Slovenya

Norveç

Norveç

Yucatan, Meksika

Yucatan, Meksika

Kadim Galeri

Kadim Galeri

Sokaklar Galeri

Sokaklar Galeri

Hayvanlar Galeri

Hayvanlar Galeri

Soyut Galeri

Soyut Galeri

Yemek Galeri

Yemek Galeri

Manzara Galeri

Manzara Galeri

Portre Galeri

Portre Galeri

Simgeler Galeri

Simgeler Galeri

Kudüs, İsrail

Kudüs, İsrail

Mahe, Seyşeller

Mahe, Seyşeller

Kopenhag, Danimarka

Kopenhag, Danimarka

Stockholm, İsveç

Stockholm, İsveç

Endülüs, İspanya

Endülüs, İspanya

Sharm El Sheikh, Mısır

Sharm El Sheikh, Mısır

Londra, İngiltere

Londra, İngiltere

Edinburg, İskoçya

Edinburg, İskoçya

Bakü, Azerbaycan

Bakü, Azerbaycan

Kapadokya

Kapadokya

Pekin, Çin

Pekin, Çin

Beyrut, Lübnan

Beyrut, Lübnan

Chiang Mai & Bangkok, Tayland

Chiang Mai & Bangkok, Tayland

Angkor Wat, Kamboçya

Angkor Wat, Kamboçya

St.Petersburg, Rusya

St.Petersburg, Rusya

Helsinki, Finlandiya

Helsinki, Finlandiya

Petra, Ürdün

Petra, Ürdün

Zürih, İsviçre

Zürih, İsviçre

Kuveyt

Kuveyt

Cape Town, Güney Afrika

Cape Town, Güney Afrika

Zanzibar

Zanzibar

Safari, Tanzanya

Safari, Tanzanya

Santorini, Yunanistan

Santorini, Yunanistan

Agra Jaipur Udaipur, Hindistan

Agra Jaipur Udaipur, Hindistan

New York & Miami, ABD

New York & Miami, ABD

İtalya

İtalya

Maldivler

Maldivler

Karadağ

Karadağ

Prag, Çek Cumhuriyeti

Prag, Çek Cumhuriyeti

Sarajevo & Mostar, Bosna Hersek

Sarajevo & Mostar, Bosna Hersek

Dubrovnik, Hırvatistan

Dubrovnik, Hırvatistan