Seyşeller

Seyseller-27Seyşeller

İçinizi ferahlatan berrak turkuaz denizi, ipeğimsi kumlarla kaplı eşsiz sahilleri, görsel bir şölene dönüşen gün batımı ve dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz volkanik kaya oluşumları ile Hint okyanusunun gizli hazinesi Seyşeller. Adını telaffuz etmek bile insanda egzotik duygular uyandıran Seyşeller, bu coğrafyada Maldivlerden sonra en popüler takım ada ülkesi. Mauritius, Madagaskar ve Zanzibar gibi ülkelerin aksine Seyşeller 100’den fazla adadan oluşmakta. Ülkenin başkenti ise Mahe adasındaki Victoria kasabası. Mahe aynı zamanda Seyşeller’in en büyük adası. Praslin (Pralin diye telaffuz ediliyor) ve kardeş ada La Digue (Ladig) ise diğer büyük adalardan. La Digue fazla konaklama seçeneği sunmasa da mutlaka ziyaret edilmesi gereken, Seyşeller’in en el değmemiş adası. Kartpostallarda gördüğünüz tüm fotoğraflar adanın dünyaca ünlü plajı ise Source d’Argent’e ait. Mahe’ye yakın da birçok ada bulunmakta. Bunlardan Moyenne adasının karşısındaki Longue Adası 1970’li yıllara kadar açık hapishane olarak kullanılmış fakat tutuklular diğer adalara yüzüp turistlere saldırınca kapalı hapishane olarak Mahe adasında bir tepeye taşınmış.

Seyşeller’in eski tarihi hakkında çok fazla bilgi olmasa da 1756 yılında Fransızların keşfinden önce korsanlar tarafından kullanıldığı düşünülmekte. Bugün hala yüzlerce yıl öncesinden kalan gömülerin peşinde olan hazine avcıları bu takım adalara akın etmekte. Adalarda Fransızların etkisi büyük nitekim ülke, dönemin Fransa maliye bakanı Jean Moreau de Séchelles’in adını taşıyor. 1900’lerin başında Mauritius’tan ayrılarak İngilizlere geçen ada, 1976’da ise bağımsızlığını ilan etmiş. Bugün ülkede Fransızca ve İngilizce yoğun olarak konuşulmakta. Adanın yerlileri ise aslen Creole ırkına mensup ve Seselwa adı verilen dili konuşuyor. Tarihte Çinli Gordon olarak da bilinen General Charles Gordon, Seyşeller’in Praslin adasındaki Valle de Mai’yi gördükten sonra bir mektubunda buranın cennet olduğunu ve bir tek burada yetişen Coco de Mer hindistan cevizinin ise cennetin yasak meyvesi olduğunu iddia etmiştir.

Dubai aktarmalı Emirates uçuşumuz Mahe’ye doğru alçalmaya başladığında güneşli ve hoş bir havayla karşılaşmayı umuyorduk. Şubat ayının soğuk İstanbul havasından kaçarken Seyşeller’in fırtınasına yakalanmayı beklemiyorduk. Bardaktan boşalırcasına teriminin bile hafif kaldığı bir yağmurun altında otelimize doğru yola koyulduk. Seyşeller yıl boyu 24-26 °C derece arasında bir sıcaklığa sahip fakat yağmurlu sezonda haftalarca süren sağanak yağışlara maruz kalabiliyor. Kuzey yarımküre tropik kuşağının aksine Ocak ve Şubat aylarında yağmur ve fırtınalar ile boğuşuyor. Neyse ki ertesi gün güneş yüzünü gösterdi ve bizimde endişelerimiz sona erdi.

Maldivler’i Robinson Crusoe romanından fırlamış olarak betimlersek, Mahe’yi de ünlü Lost dizisindeki tropik ada olarak tanımlamak yanlış olmaz. Havalimanından otelimize gitmek için adanın tam ortasından geçen virajlı ve dağlık yolda Mahe’nin ne kadar inanılmaz bir doğaya sahip olduğuna şahit olduk. Sis bulutları ile çevrili yüksek kayalıkları, balta girmemiş tropik ormanları ve zengin kuş çeşitliliği ile kendinizi adeta Lost’un setinde hissediyorsunuz. Adadaki kuş popülasyonu o kadar fazla ki, gün doğumu ve batımında kulaklarınızı tıkamaya hazır olun.

Seyseller-8Seyşeller tahmin edebileceğiniz üzere balık ve deniz mahsulleri ağırlıklı bir mutfağa sahip. Otel menümüzde çok fazla karşılaşmadığımız ama günlük ada turlarında tadabileceğiniz birçok yerel lezzet bulunmakta. Çiğ balık, turşu ve hardal sosu ile yaptıkları salata harika. Her ne kadar isimlerine aşina olmasak ta Kingfish ve Parrotfish bizdeki Levrek ve Çipuraya çok yakın. Daha dokulu ve yoğun bir tat arayanlar için ise Türkiye’de kolay kolay bulamayacağınız Tuna (Ton) balığını öneririm. Özellikle Tuna Steak adı verilen biftek dana bifteği aratmayan güzellikte. Körili yemekler Maldivlerdeki kadar yaygın olmasa da karşılaşacağınız lezzetler arasında. Tatlı olarak ise karamelize edilerek pişirilmiş muz her yerde karşınıza çıkıyor.

Tüm Hint Okyanusu boyunca görebileceğiniz dev yarasaların yendiğini de duyunca çok şaşıracaksınız. Evet tadı tavşan etine benzediği söylenen bu yarasalar çok popüler olmasa da yerli halkın yedikleri arasında. Breadfruit denilen ekmek ağacı meyvesi ise bizdeki patates’e benzeyen sık tüketilen bir meyve. Bu meyveyi bir kez deneyenlerin Seyşellere mutlaka tekrar geleceğine inanılıyor sırf bu inanış için bile denenebilir. Pahalı otel yemeklerinden sıkıldıysanız ve yeni bir yer denemek istiyorsanız adanın en ünlü restoranı olarak anılan Pirates Arms ve La Perle Noire restoranlarını öneririz.

Seyseller-18Adadan alabileceğiniz pek bir şey maalesef yok. Başkent Victoria’nın göbeğindeki hediyelik eşya dükkanlarında dahi güzel tek bir magnet bile bulamadık. Kalite hediyelikler arıyorsanız genelde otellerinizdeki hediyelik eşyacılara bakmanızı önerebilirim fakat onların da fiyatları malum biraz yüksek olmakta. Genelde tüm hediyelikler ‘’Coco de Mer’’ isimli hindistan cevizi teması ile tasarlanmış. Adaya özel olmasa da Hint Okyanusunun diğer adalarında da görebileceğiniz el işi ahşap ve coconut kabuğu eşyaları Seyşellerde de bulabilirsiniz. Bunlarla hiç uğraşmak istemiyorsanız dönüşünüzde havalimanında açığı kapatabilirsiniz.

Seyşeller

Kısa Kısa

  • Türk vatandaşlarına vize uygulaması bulunmamakta.
  • Ada halkı Maldivlerdeki Hintli ırktan farklı olarak Afrika ırkına mensup yani hepsi zenci ve melez.
  • Adada herkes İngilizce, Fransızca ve Creola (Kreol) dilini konuşabiliyor. Kreol ve Fransızca birbirine çok benziyor.
  • Halkın büyük bir çoğunluğu Katolik. Az sayıda Müslüman ve Hindu bulunmakta.
  • Her yerde karşılaşacağınız Anse (d’anse) Fransızcada ”koy” demek
  • Victoria dünyadaki en küçük başkent ve ülkenin ordusu yok, başkanlık sistemi ile yönetilmekte.
  • Afrika ülkeleri arasındaki en az nüfusa sahip olan ülke ve Afrika Birliğine üye.
  • İngilizlerin hükmettiği tüm adalar gibi burada da trafik soldan akmakta. Adımınızı atarken sol yerine önce sağa bakmayı unutmayın.
  • Dünyaca ünlü korsan Olivier La Vasser’un 100 Milyon Pound değerindeki hazinesinin Mahe’deki Bel Ombre’de gömülü olduğuna inanılıyor.
  • Balayı araştıranlar için; Maldivlere mi yoksa Seyşellere mi gidelim diye sorarsanız ‘’Maldivleri gördüyseniz’’ Seyşellere gidin deriz. Maldivler’in dünyada eşi benzeri yok.
Machu Picchu

Machu Picchu

Los Angeles

Los Angeles

Toskana

Toskana

Marakeş, Fas

Marakeş, Fas

Izlanda

Izlanda

Malta

Malta

Myanmar

Myanmar

Provence

Provence

Moğolistan

Moğolistan

Mardin

Mardin

Japonya

Japonya

Bali, Endonezya

Bali, Endonezya

Avusturya

Avusturya

Dubai

Dubai

Bled Gölü, Slovenya

Bled Gölü, Slovenya

Norveç

Norveç

Yucatan, Meksika

Yucatan, Meksika

Kadim Galeri

Kadim Galeri

Sokaklar Galeri

Sokaklar Galeri

Hayvanlar Galeri

Hayvanlar Galeri

Soyut Galeri

Soyut Galeri

Yemek Galeri

Yemek Galeri

Manzara Galeri

Manzara Galeri

Portre Galeri

Portre Galeri

Simgeler Galeri

Simgeler Galeri

Kudüs, İsrail

Kudüs, İsrail

Mahe, Seyşeller

Mahe, Seyşeller

Kopenhag, Danimarka

Kopenhag, Danimarka

Stockholm, İsveç

Stockholm, İsveç

Endülüs, İspanya

Endülüs, İspanya

Sharm El Sheikh, Mısır

Sharm El Sheikh, Mısır

Londra, İngiltere

Londra, İngiltere

Edinburg, İskoçya

Edinburg, İskoçya

Bakü, Azerbaycan

Bakü, Azerbaycan

Kapadokya

Kapadokya

Pekin, Çin

Pekin, Çin

Beyrut, Lübnan

Beyrut, Lübnan

Chiang Mai & Bangkok, Tayland

Chiang Mai & Bangkok, Tayland

Angkor Wat, Kamboçya

Angkor Wat, Kamboçya

St.Petersburg, Rusya

St.Petersburg, Rusya

Helsinki, Finlandiya

Helsinki, Finlandiya

Petra, Ürdün

Petra, Ürdün

Zürih, İsviçre

Zürih, İsviçre

Kuveyt

Kuveyt

Cape Town, Güney Afrika

Cape Town, Güney Afrika

Zanzibar

Zanzibar

Safari, Tanzanya

Safari, Tanzanya

Santorini, Yunanistan

Santorini, Yunanistan

Agra Jaipur Udaipur, Hindistan

Agra Jaipur Udaipur, Hindistan

New York & Miami, ABD

New York & Miami, ABD

İtalya

İtalya

Maldivler

Maldivler

Karadağ

Karadağ

Prag, Çek Cumhuriyeti

Prag, Çek Cumhuriyeti

Sarajevo & Mostar, Bosna Hersek

Sarajevo & Mostar, Bosna Hersek

Dubrovnik, Hırvatistan

Dubrovnik, Hırvatistan