Dünyanın en huzurlu, düzgün ve yaşanabilir şehirlerinden biri olan San Francisco’ya gidip aşık olmamak, o ihtişamlı Golden Gate Köprüsü’ne çöken sisin yarattığı manzarayı hayal edip tebessüm etmemek pek mümkün değil. Şehir içinde ve şehir dışında yapılacak çok çeşitli atraksiyonların olması, keşfedilecek çok fazla cevherin olması San Francisco’yu oldukça cazip kılıyor. Harika restoranlar, harika yemekler, herkesin evinin önündeki bahçesine ekstra özenmesi, birbirinden şirin evler burayı unutulmaz yapıyor. İstanbul’a benzeme kısmına ise yürekten katılıyorum, sanırım bu şehrin bir Türk’e yabancı gelmemesinin bir diğer sebebi İstanbul’u hatırlatıyor olması. Tek fark yüksek binaların olmaması, birazcık daha düzenli ve yeşil olması diyebiliriz. ”San Francisco’da ne yapmalıyız?” sorusuna gelince, en ön plana çıkan yerleri aşağıda bulabilirsiniz.

San Francisco’da yapılacaklar;

san francisco_1

Golden Gate Köprüsü 

Turuncu köprü dendiği zaman akla ilk gelen ve San Francisco’nun sembolü haline gelmiş olan bu köprü bana göre şehrin ilk görülmesi gereken noktasıdır. Hangi açıdan bakarsanız bakın hayallere dalacağınız kesin. Genelde en çok sisin altında görmeyi alıştığımız köprü, buraya has olan ikliminden dolayı sürekli Stratüs bulutları denilen bulutlarla kaplanmaktadır. Baker Beach’e gelirseniz kumsal manzarası eşliğinde güzel fotoğraf çekebilirsiniz, hele bir de gün batımına denk gelirseniz harika olur. Tepeden görmek isterseniz Battery Spencer, aşağıdan görmek isterseniz ise Fort Point noktalarını not etmenizi tavsiye ederim. Eğer dilerseniz köprüyü boydan boya yürüyebilirsiniz.

 

san francisco_2

Kablolu Tramvay

Geldik San Francisco’nun bir başka simgesine. Bu şirin kablolu tramvayları ya bir kartpostalda ya da bir dergide mutlaka görmüşsünüzdür. San Francisco ruhunu yaşamak istiyorsanız bunlardan birine mutlaka binmenizi öneririm. Amerika’nın başka bir yerinde böyle bir deneyim yaşama şansınızın olmadığını belirtmeliyim. Lombard Caddesi gibi ünlü caddelerden geçen kablolu tramvaylara şehrin birkaç noktasından ulaşabilirsiniz. Detayları öğrenmek için tıklayın.

 

san francisco_5

Mission District

San Francisco’nun Mission Bölgesi şehrin en bohem ve Meksika ezgileri taşıyan noktalarından biridir. Şehrin en güzel Meksika yemeğini burada yiyebileceğiniz gibi her köşe başında duvar resimlere (mural) rastlamanız mümkündür. Eğer dev duvar resimlerinin altında bir fotoğrafım olsun diyorsanız burası tam size göre. Mission Bölgesi hem Golden Gate Köprüsü’ne hem de Fisherman’s Wharf’a oldukça yakın yani hepsini bir arada gezebilmeniz mümkün. Akşam saatlerinde çok güvenli olmadığını belirtmeden geçmeyelim, mümkünse gündüz saatinde kalabalığın olduğu yerleri gezerseniz daha iyi olur. Buraya gelmişken şehrin en iyi ve muhtemelen en salaş mekanlarından biri olan Meksika restoranı La Taqueria’da bizim yerimize yemek yiyin. Erken saatlerde gelirseniz şehrin en iyi Bakery’lerinden biri olan Tartine’de kahvaltınızı edip kendinizi şımartabilirsiniz.

 

san francisco_9

Alcatraz Adası

Golden Gate manzarasına sahip olan ve eskiden 100 sene boyunca kullanılmış, ünlü suçluların tutulduğu bir hapishane olan Alcatraz Adası şimdilerle ailelerin çocuklarıyla gezdiği bir müze haline getirilmiş. Buraya geldiğinizde suçluların ne şartlarda, nasıl yaşadıklarını ve nerelerden kaçmaya çalıştıklarını öğrenebilirsiniz. İspanyolca’da Pelikanlar Adası anlamına gelen hapishanede Al Capone gibi suçlular kalmıştır. Pier 39 yani Fisherman’s Wharf Bölgesinden biletleri temin edebilirsiniz. Detaylı bilgi almak için tıklayın.

 

san-francisco_3

Fishermans Wharf & Pier 39

San Francisco’nun en huzur verici noktalarından biri olan Fisherman’s Wharf tamamen su kenarında olduğundan burada elinize bir dondurma alıp yürüyüş yapmak ve bisiklete binmek çok keyifli olacaktır. Bir tarafında Golden Gate, bir tarafında ise Alcatraz Adası bulunan Fisherman’s Wharf’ta çok lezzetli balık restoranları bulabilirsiniz. Buranın en popüler noktalarından biri olan Pier 39’da sevimli fok balıklarını görebilirsiniz. Bir de unutmadan hazır buraya kadar gelmişken San Francisco’nun ünlü ekşi ekmeğini üreten ünlü Boudin’e gelip kahvaltı veya öğlen yemeği yemeyi unutmayın. Bizim favorimiz olan ekşi mayalı ekmeğin içinde servis edilen leziz çorbalarını mutlaka deneyin.

 

san-francisco_11

Union Square

Gezdiniz gezdiniz biraz alışveriş yapmak istiyorsunuz o zaman Union Square doğru adres olacaktır. Aynı zamanda çeşitli ve güzel restoranların bulunduğu bölgede güzel yemekler yiyebilir, meydanda güneşin altında oturup soluklanabilirsiniz. Bayan okuyucuların ilgisini çekeceğin düşündüğüm San Francisco merkezli makyaj malzemesi markasının mağazası Benefit’e mutlaka girin ve eşinizi en yakın Starbucks’a yollamayı unutmayın. Union Square’de hangi mağazaların bulunduğunu merak ediyorsanız bu listeye bir göz atın.

 

san-francisco_7

Chinatown

Kuzey Amerika’nın en eski ve Asya kıtası dışında en büyük Çinli halkın toplandığı bölgedir. Kendinizi Amerika’nın gelişmiş refah seviyesi yüksek bir şehrine gelmiş gibi hissederken buraya geldiğiniz takdirde minyatür bir Çin ile karşılaşıp şaşırabilirsiniz. Burada Çinliler kendi geleneklerini, göreneklerini ve dillerini rahatlıkla yaşayabilmektedirler. Çin’de arayıp bulamayacağınız her türlü ürünü burada bulma garantisini verebilirim hem de daha kalitelisini. Union Meydanı’ndan 20 dakika yürüme mesafesinde bulunduğundan ikisini aynı gün içerisinde gezebilirsiniz. Buradan da güzel bir yemek yemeği yiyerek ayrılmak istiyorsanız ”House of Nanking” doğru adres olacaktır.

 

san francisco

Lombard Caddesi

San Francisco’nun açık ara en ünlü caddesi diyebileceğimiz Lombard, yokuş aşağı olan dar bir caddededir. Aşağı inmek için 8 kez dönmenin gerektiği cadde Presidio’da bulunmaktadır. Amerika’nın en kıvrık caddesi olan Lombard tüm turların ve turistlerin ilgi odağıdır. 1920 senesinde arazinin sahibi çok dik bir yokuş olduğu için güvenle inilip çıkılması için böyle birşeyi akıl etmiş. Eğer kablolu tramvayla gelmek isterseniz The Powell-Mason hattına binebilirsiniz, otobüsle gelmek isterseniz Union Square’den 30 numaralı otobüse binip Colombus’da inmelisiniz.

 

san-francisco_6

Painted Ladies

San Francisco’nun en ünlü evleri hangileri diye kime sorsanız size ”Painted Ladies” yani Boyalı Bayanlar diyecektir. Çok ünlü olunca haliyle köprüden sonra en çok fotoğraflanan yer olduğunu söyleyebiliriz. Alamo Meydanı Parkı’nın tam karşısında bulunan bu binaların en büyük özelliği Victoria dönemine ait olup birden fazla balkon ve geniş verandaya sahip olmasıdır. 1890’lı yıllarda inşaa edilen Victoria tarzı evlerden zamanında çok fazla varmış fakat deprem ve savaşlar sonucunda pek azı günümüze kadar zarar görmeden gelebilmiş. En iyi fotoğrafı gün batımında çekebileceğiniz gibi Painted Ladies’i çekmek isteyenler için en güzel açı karşı taraftaki park diyebiliriz. Burada bir evin içinin neye benzediğini merak ediyorsanız tıklayın.

 

 san-francisco_10

Castro

Amerika’nın ilk gay muhiti olan Castro zamanımızın en öne çıkan lezbiyen, biseksüel, gay, transgender sembolü olması ile öne çıkar. Eğer yoldan geçerken binalarda dalgalanan gökkuşağı bayraklarını görmeye başladıysanız Castro’ya gelmişsiniz demektir. Castro, San Francisco’daki en temiz ve güvenli bölgelerden biridir. Bu arada gay muhiti olduğu için sadece gayler yok. Her yerde aileleri, çocukları ve her türden insanı görebilmeniz mümkün. Hem yiyecek anlamında hem de atraksiyon anlamında oldukça güzel bir semt. Bu arada her sene Haziran ayında oldukça coşkuyla ”Gay Parade” düzenleniyor, denk gelirseniz uğramayı unutmayın.

 

san-francisco_4

Muir Woods

Eğer zamanınız varsa ve biraz doğada zaman geçirmek istiyorsanız bin senelik dev Sekoya ağaçlarının bulunduğu ve kendinizi Hobbit gibi hissedebileceğiniz bu harika yere mutlaka uğramalısınız. 150 milyon yıl önce Sekoya ağaçları tüm Amerika kıtasında yetişmeye başlamış olmasına rağmen günümüze kadar burası dahil bir elin parmaklarını geçmeyecek noktada kalmışlar çünkü hepsi kesilmiş. Yürüyüş yapmak veya biraz nefes almak için harika bir yer çünkü içinden nehirler akan, kelebeklerin dans ettiği bol oksijenli bir alan burası. San Francisco’nun sürekli sisli olması bu ağaçların hayatta kalabilmesinin en önemli sebebi çünkü kuru zamanlarda bile nemi kullanarak hayatına devam edebiliyor. Muir Woods hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

 

san-francisco_8

Japanese Tea Garden

Golden Gate Parkı’nın içinde bulunan ”Japon Çay Evi” Japonya’da bulabileceğiniz her hangi nefes kesici Japon Bahçesinden bir farkı bulunmamaktadır. Hatta sakura dönemi, içerisinde bulunan sakura ağaçları bol bol çiçek açmaktadır. Bu muazzam bahçeyi bu kadar güzel yapan kişi Japon Makoto Hagiwara’dır. Hayatını bu bahçeye adayan Makota savaş çıktıktan sonra diğer Japon asıllı Amerikalılar ile kamplara gönderilmiştir ve bir daha gelmesine izin verilmemiştir. Kendisinin aynı zamanda ”fortune cookie” denilen içinden fal çıkan kurabiyeleri yayan kişi olduğu söyleniyor. Eğer zamanınız varsa ve Japon Kültüründen hoşlanıyorsanız buraya gelip bir çay içmeyi unutmayın. Bahçe hakkında detaylı bilgi için tıklayın.