Bu listeyi özellikle Toskana’nın kırsal kesimlerine gidip doğanın ve yeşilliğin mükemmel uyumu içerisinde yer almak isteyenler için hazırladım. Her zaman özenilerek döşenmiş ve tarihi geçmişi olan otellere özel bir ilgi duymuşumdur, hele bahsettiğimiz yer Rönesans’ın doğduğu ve her köşenin tarih koktuğu Toskana Bölgesi ise mevcut seçenekler gerçekten insanı heyecanlandırabiliyor. Listelediğim otellerin kiminde kaldığımı, kiminde ise yemek yediğimi belirtmeliyim. Eğer yakın zamanda Toskana’ya gitme planınız varsa bu özel otellerden oluşan liste tam size göre.

 

La_Bandita_99

1- La Bandita

Toskana seyahatim boyunca Pienza’da bulunan La Bandita’da kalıp misafirperver sahibi Amerikalı John Voigtmann ile tanıştıktan sonra neden New York’ta ünlü starların menajerliğini bırakıp buraya yerleştiğini anlamakta pek zorlanmadım. Kendisinin sahip olduğu özel zevki ve her detaya ayrı önem vermesi oteli baştan sona oldukça özel kılmış. Her gün kahvaltı masalarına konulan taze çiçek buketleri, inanılmaz lezzetli yemekleri ve çoğu otelin es geçtiği şampuan ve kremlerin kokusu hala burnumda. İki adet La Bandita olduğundan kırsal alanda bulunan havuzlu otelin mi yoksa şehirde bulunan butik otelde mi kalmak istediğinize karar vermek epey zor olacak.

 

 

Villa Oliviera. Castiglion del Bosco

2- Rosewood Castiglion del Bosco

Bu otelde yemek yemek için oldukça yol gittiğimizi hatta bir süre sonra toprak yoldan gittiğimizi itiraf etmem gerekir. Otelin restoranı olan Campo del Drago’ya kucağımda uyuyan bir Ela ile girip herkesin son derece birkaç bin dolarlık elbiselerle ve topuklu ayakkabılarla yemek yediğini görünce kendi kendime gülmeye başlamıştım. Ela’yı zorla uyandırıp harika yemekleri zorla tattırdığım restorandan çıktıktan sonra etrafı gezme şansımız oldu. Bu otel ünlü İtalyan modacı Ferragamo ailesine ait inanılmaz güzellikte ve büyüklükte bir bölgeyi kapsamaktadır. İlk başta ailesi için ve Brunello üzümü yetiştirmek için aldığı dev arsayı daha sonra dünyaca ünlü bir otele çevirmiştir. 

 

home

3- Borgo Santo Pietro

Chuisdino’ya yakın Toskana’nın kenarında bulunan Borgo Santo Pietro muhteşem havuzu ve spasıyla oldukça romantik ve sakin bir atmosferi olan bir oteldir. Siena’ya yaklaşık 45 dakika uzaklıkta bulunan Santo Pietro Chianti’nin daha az keşfedilmiş noktalarından birinde yer almaktadır. 13. yy zamanında inşaa edilen yapının freskolu duvarları, ipek halıları, el oyması antika mobilyaları ile kendinizi Medici zamanında yaşayan bir aristokrat gibi hissetmemeniz işten bile değil. Otel eski zamanları yaşatmakta oldukça başarılı olsa da odalar oldukça teknolojik. Her misafire ayrı ipod verildiği gibi odanın ışıkları dokunmatik bir kumandadan açılıp kapanıyor. 

 

 

11-tuscany-top-master675

4- Villa La Foce

Toskana’da piknik yaparken ki fotoğrafların arkasındaki görüntü Villa La Foce’nin manzarasıyla aynıydı. Arka planda bulunan zigzag şeklinde dikilmiş selvi ağaçlarının manzarası Toskana’nın ünlü manzaralarından biridir  ve bu harika otel tamda bu manzaraya bakmaktadır. Val d’Orcia’ya bakan Creti Senesi’de konumlanan otel Pienza, Montepulciano, Monticchiello ve Montalcino bir kaç kilometre ötede yer alır. Etrüsk yerleşiminin yaşadığı ve gömülerinin olduğu bir noktada olan otel içinde kazı çalışmaları yapılmış. İnanılmaz etkileyici bir bahçesi olan Villa La Foce, Toskana tarzı döşenmiş odaları gelen misafirlerine bir peri masalının içinde tatil yapmayı vaad ediyor. 

 

Castello-Banfi-Il-Borgo-3

5- Castello Banfi İl Borgo

Montalcino’nun en büyük şarap arazisinin ortasında bulunan Castello Banfi İl Borgo, Ortaçağ’dan kalma tarihi gösterişli mi gösterişli bir şatodan başkası değildir. Toskana’lı mimar Federico Forquet sıcacık, antik bir Toskana tarzıyla döşemiş; açık renkler ve çiçek baskıları. Brunello üzüm bağlarına bakan havuz manzarası, ortaçağdan bu yana pek değişmemiş Toskana tarzı otel ile birleştiğinde etrafa huzur ve dinginlik yayıyor. Toskana’nın kırsal alanlarında konaklamak isteyenler için doğru seçimlerden biri.

 

villa-bordoni-tuscany-large

6- Villa Bordoni

Chianti’nin üzüm bağlarına ve zeytinliklerine bakan rönesans zamanından günümüze gelen Greve yakınlarındaki Villa Bordoni 2002 senesinde İskoç David and Catherine Gardner tarafından oldukça zarar görmüş bir halde bulunup şu anki haline kavuşturulmuş. Eskiden Floransalı zengin tüccar Bordoni ailesine ait olan otel şimdilerde selvi ağaçları ile kaplı ikonik manzarası, mavi pastel tonlarında döşenmiş dekorasyonu   misafirlere unutulmayacak türden bir Toskana deneyimi yaşatıyor.

 

hotel-spa-castello-di-velona-montalcino-restaurant-gourmet-terrace-01-2

7- Castello di Velona

Toskana tepelerine bakan içinde termal spası bulunan nefes kesici 11. yy’dan kalma bir kalede kim kalmak istemez ki? Diğer çoğu otel gibi oldukça kötü bir durumdayken restore edilip lüks bir otel haline getirilmiş. Tüm odalar bu nefes kesici manzaraya bakarken, çok keyifli zamanlar geçirebileceğiniz oldukça büyük bir havuza sahiptir.  Bu arada otel yenilenirken yerin altında kaplıca olduğu fark ediliyor ve bu otelin güzelliğine güzellik katıyor. Castello di Velona, Val d’Orcia manzarası ve tarihi geçmişi ile en iyi Toskana otelli arasında yerini alıyor.

 

 

castelloblog2

8- Castello di Casole

Bu 41 suit odalı Castello di Casole, harika bir Toskana manzarasına sahip 10. yy kalesinden geriye kalan yıkıntıların restore edilmesi ile içine 3 adet restoran, bir spa, ve dev boyutlarda havuz inşaa edilmiştir. Terakota döşemeler, ipek perdeler, kadife döşenmiş koltuklar, avlusunda bulunan çeşme ve mermer banyolar otelin güzelliğini anlatmaya yetmese de kafanızda canlandırmaya yetecektir. Bu otelin en ilginç özelliklerinden biri ünlü İtalyan bir yönetmen olan Luchino Visconti’nin Hollywood’dan arkadaşlarını burada ağırlayıp sürekli parti vermesi olsa gerek. Kuzey Italya’nın en zengin ailelerinden birinin çocuğu olan yönetmen öldükten sonra buradaki Bar’a onun ismi -Bar Visconti- verilmiş.

 

Detaylı Toskana Rehberi’ni okumak için burayı tıklayın.